ÜLKER ya da SÜREYYA

ÜLKER ya da SÜREYYA

TAYFUN TİMOÇİN

Eskiden haziranı coşkuyla beklerdik çünkü okullar kapanırdı. Son iki yıldır okullar açılmıyor ki kapansın! Çocuklara üzülmemek elde değil. En güzel zamanlarında anı biriktirme şansı bulamadılar ya da anıları epey tuhaf ve hatta gerçeküstü.     

Süryanice “sıcak” anlamına gelen “hazırân”dan geliyor ayımızın adı. Son derece normal tabii, bu ay hava sıcaklıkları artıyor çükü. Gerçi ayın başındaki bazı gecelerde kombisini ateşleyenleri duymadık değil ama işin normali ısınmak üzerine.

Efendim, 3 Haziran dolayında gerçekleşen ve kimine göre isimsiz, kimine göre Filiz Koparan adı verilmiş 3 günlük fırtınanın varlığını biliyoruz ama bu yıl pek kendisini göstermedi. Ardından, 7 Kızkardeş’in, yani Ülker’in ortaya çıkış sürecinin tamamlandığı 10 Haziran’da Ülker Doğumu Fırtınası’nın esmesi bekleniyor. Kuzey yarımkürede yılın en uzun günü olan 21 Haziran’da Gündönümü Fırtınası’nın gürleyeceğini, 28 Haziran’daki isimsiz fırtınanın, 29 Haziran’daki Yaprak Fırtınası ile birleşerek güçlenebileceğini biliyoruz.

Ülker, dikkat çekici bir fırtına ismi. Gökyüzünden gelen bir isim elbette. Yunancası Pleiad’lar, yani 7 kız kardeş. Yıldızbilimle mitolojinin muhteşem kaynaşması kendisini gösteriyor. Arapçası Süreyya (küçük güzel şeyler) olan Ülker Takımyıldızı, mitolojide, insandan yıldıza çevrilen yedi kız kardeşin adı. Ya da yedi kandilli Süreyya. Bu kızlar, efsaneye göre Atlas ile Pleione’nin kızlarıymış. İsimleri Alkyone, Merope, Kelaino, Elektra, Sterope, Taygete ve Maia imiş. Bu kızların dördü Zeus’la, ikisi Poseidon’la, biri de Ares’le evlenmiş. Zeus, Poseidon ve Ares, malum, tanrılar. Fakat kızlardan biri, Merope, gitmiş ölümlü birine Sisyphos’a aşık olmuş ve onunla evlenmiş. Bu yüzden takımın en sönük yıldızı Merope’ymiş. (Eminim Merope’nin de çok umurundadır. Âşık olmuş evlenmiş, daha ne olsun?) 

            Hesiodos’a göre, bu yedi kız kardeşin gökte görünmesinin yararları var. Şöyle diyor büyük ozan:

            “Ekini biç, görünce gökte 

            Pleiad yıldızlarını, Atlas’ın kızlarını,

            Görünmez oldukları zaman da ek toprağını.

            O yıldızlar kaybolur kırk gün, kırk gece.

Demek bu aralar ekin biçme mevsimi. Demek bu aralar Pleiad’ları görüyoruz. İşte Ülker Doğumu adı da buradan geliyor. 21 Mayıs’ta yine Ülker Fırtınası ile başlayan “ortaya çıkma” süreci, demek ki 10 Haziran’da tamamlanıyor. Böyle olmasaydı, Hesiodos gibi bir ozan bize “onları gökte görünce ekinini biç, göremez olduğunda da ek toprağı” der miydi?..