DOĞAYI ZEHİRLEMEDEN TEKNEYİ KORUMAK

DOĞAYI ZEHİRLEMEDEN

TEKNEYİ KORUMAK

 

Zehirli boyaların çevreye zararını hepimiz biliyoruz. Ancak bu zararı en aza indirmek de elimizde.

Teknemize ne zaman “zehirli” yapsak, içimizde çevreye karşı duyduğumuz sorumluluğu uyandıran birşeyler kıpırdanır. Sanki çevreci uygulamalarla zehirli boya uygulamaları, terazinin zıt kefelerindeymiş gibi algılanır. Bu his çok da yanlış olmamakla birlikte sonuç “çevreye karşı” olmak zorunda değildir. Doğru zehirli boya seçimi, doğru miktarda kullanım, doğru uygulama ve eski boya kalıntılarının doğru imhası, vicdanımızı rahatlatmakla kalmaz, işlemimizi çevreye zarar vermeden tamamlamamızı da sağlar.

 

ZATEN ÖLDÜRMEK İÇİN YAPILIYORLAR

Zehirli boyaların, teknelerin gövdelerinde denizel organizmaların yerleşip büyümelerine engel olan kimyasal ve çevreye zararlı karışımlar olduğunu hepimiz biliyoruz. Zehirli boyalar, suya biyosit, daha Türkçesiyle, canlı öldürücü madde salarak, denizde yaşayan organizmaların tekneye yapışmalarına engel olurlar.

Karinayı temiz tutarak yakıt verimliliği, yerli olmayan türlerin yayılmasını önlemek gibi olumlu tarafları olsa da, kimse kimseyi kandırmasın, zehirli boyalar “zehirlidir”! 1987’de Tributyltin (TBT) isimli kimyasal bileşik sınıfının kullanımının yasaklanmasının ardından, zehirli boyalar çinko veya bakır içerikli olarak üretilmeye başladılar. Bu maddeler de deniz canlılarında birikebiliyor ve besin zincirine dâhil olmaya kadar varlıklarını pekiştirebiliyorlar.

Bakır içerikli zehirli boyaların önemli kısmı, suda çözünme yoluyla doğaya karışıyor. Ancak daha da yoğun miktarda zehirli madde, eski zehirli boyaların tekneden sökülmesi sırasında çevreye karışabiliyor. Çünkü eski zehirlilerin temizlenmesi, basınçlı su, fırçalama, kazıma gibi tekniklerle marina/çekek yeri zemin veya mazgallarına, oradan yıkama veya yağmur yoluyla en yakın kanala, dereye vs. karışarak eninde sonunda denize ulaşıyor. Bu yolculuk sırasında da zarar vericiliklerinden pek bir şey kaybettikleri söylenemez.

Ancak zaten doğayı sevdikleri için denizde olan, gezen, yelken açan denizcilerin, sevdikleri doğayı korumak adına yapabilecekleri, kaçınılmaz kimyasal kullanımının verebileceği zararları en aza indirmenin yolları var elbette. Artık kimi marinalar, atık sulardaki kimyasal partikülleri tutan ve onların, suyla birlikte doğaya akıp gitmesini önleyen özel sistemlere sahip. Her şeyden önce tekne sahipleri bu konuda bağlı bulundukları veya zehirli boya işlemlerini yaptıkları tesislere bu sistemin var olup olmadığını sorabilir, yoksa, marinanın sisteme sahip olması için baskı yapabilirler. Ancak bu, işin bir kısmı. Diğer kısmında ise bizzat yapılabilecekler bulunuyor.

  • Eski zehirli boya kazınırken, teknenin altına serilecek bir muşamba veya uygun bir branda ile, kazınan partiküllerin burada birikmesi sağlanmalı, yağmur veya suyla kolaylıkla denize gidecek şekilde boş zemine düşmeleri engellenmeli.
  • Kazıma makine ile yapılıyorsa, tozu çıkarmayan vakumlu makineler tercih edilmeli.
  • Eğer bir çekek yerinde karina tazyikli su ile yıkanıyorsa, çekeğin rampasından aşağı partiküllerin akıp gitmesini engellemek için, rampanın enine uzun birkaç halat döşenmeli ve bunların tutuculuğuyla zehirli boya partikülleri, eldiven kullanarak çöpe atılmalı; elbette sonrasında halatlar da temizlenmeli.
  • Eğer zehirli kazınarak çıkartılıyorsa, sadece üstteki zehirli boya katmanı ile çalışılmalı; eski veya yeni tekne boyası katmanları kazınmamalı, bunların suya karışmasına kesinlikle engel olunmalı.
  • Gereğinden fazla zehirli boya uygulanmamalı.
  • Mümkünse su bazlı malzemeler tercih edilmeli.
  • Vinil, silikon, Teflon veya ultrasonik teknolojiler kullanan daha az zararlı yöntemler/boyalar tercih edilmeli.
  • Kullanılmış fırça, zımpara vb. malzemeler, doğaya karışmayacak, hiçbir canlıya zarar vermeyecek şekilde çöpe atılmalı, eğer bölgemizde varsa zararlı atık olarak kategorilenmeli.

Ülkemizde, özel teknelerin zehirli boyaları ile ilgili doğrudan bir mevzuat henüz yok ancak 24 metre ve üzeri gemileri ilgilendiren, 24 Temmuz 2019 tarihli ve 30844 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Gemi Boya Yönetmeliği, bu konuda bir bilincin şekillenmekte olduğunu gösteriyor.

Derleyen: Tayfun TİMOÇİN

Ex Volkan
Author: Ex Volkan