DEMİRDE HUZUR İÇİN…

DEMİRDE HUZUR İÇİN…

İlk kez gideceğimiz bir demir yerinde huzurlu yatabilmek için, önceden dersimizi çalışmak önemli. Peki başka nelere dikkat etmeliyiz, nasıl davranmalıyız?

Tekneyle dünya seyahati yapanların, seyahat süresinin %80-85’ini demirde geçirdiklerini biliyoruz. Örneğin 3 yıl (36 ay) sürmüş bir dünya turunun yaklaşık 29 ayı, yani yaklaşık 2,5 yılı demirde geçmiş demektir. Hiç kuşkusuz Türkiye sahillerinde gezen tekneler için de durum çok farklı değil. Marinalarda/barınaklarda bağlanmayı bu durumun dışında tutarak devam edelim. Güzel bir koyda demirleyip ağustosböceklerinin senfonisini dinlerken yılın yorgunluklarından kurtulmayı hepimiz sevdiğimize göre, demirlemeyi daha güvenli ve kolay bir hale getirmek için bilgi ve deneyimimizi arttırmamız gerektiği açık. Malum, denizde deneyim, bilgi, beceri çok önemli şeylerdir ama hiçbiri nihai değildir. Başka türlü söyleyecek olursak, hiç kimse, “Ben demir attıysam kontrol etmeye gerek yoktur çünkü mükemmel atarım” diyemez. Zira doğanın pek çok değişkeni olduğu gibi, her an, her farklı yerde, her değişen çevrede her şeyin tamamen bambaşka davranışlar sergilediğine tanık oluruz. Bu nedenle demirleme de, tıpkı iyi denizciliğin diğer unsurları gibi, gerekeni yapmak için istekli ve çok dikkatli olmayı gerektirir. Bunlar olmadığında olumsuzluklara davetiye çıkartmak kolaydır, olumsuzlukların yaşanmaması sadece şansa bağlanabilir.

Bu yazıda, avucunuzun içi gibi bildiğiniz yerlerden söz etmeyeceğiz elbette. Genellikle bir demir yerine ilk kez gidiyor olmaktır şu anki önceliğimiz. Belki bizim sahillerimizde, belki komşuda veya dünyanın herhangi başka bir köşesinde, tanımadığımız, bilmediğimiz, önceden deneyimlemediğimiz demir yerlerine giderken yapılacak hazırlıklardan söz ediyor olacağız.

Elbette her seyirden önce planlama çok önemli. Günlük seyir planlaması, güvenliğin zaten yarısından fazlasıdır. İyi bir planlama, seyir sırasında karşılaşılabilecek olumsuzluklar bir tarafa, seyri en baştan “güvenli” statüsüne sokar. Zira iyi bir planlamanın içinde, “acil bir durumda sığınılabilecek liman/koy/demir yeri gibi unsurlar ele alınır. Yakıt biterse nereye gidilir, yakıt için gidecek yer yoksa yanımda ne kadar yedek yakıt var gibi B ve hatta C planlarını daha yola çıkmadan oluşturduğumuzda her şey en baştan iyi olmaya adaydır. Elbette seyir sırasında doğanın bize sürprizleri olabilir ama zaten B ve C planları da bunlar için yapılmıyor mu? Bu detayları başka bir makaleye bırakarak, şimdilik demirlememize dönelim.

HAVA DURUMUNA ÇALIŞMAK

Denizde bizim için en önemli “dış unsur” elbette hava durumu.  (Aslında dış unsur olan biziz ama bu, işin felsefî bir boyutu ve burada yeri yok.) Seçeceğimiz demir yerinin, hâkim rüzgârlarla ilişkisi çok önemli. Ancak dikkat edilmesi gereken şey, bizim o demir yerine varacağımız sırada hâkim rüzgârlar yerine istisnai rüzgârların esiyor olabileceği gerçeği! Ya -örneğin- her zaman yıldız esen yerde o an için gündoğusu esiyor ise ve seçtiğimiz demir yeri gündoğusuna alabildiğine açıksa? Hatta işin daha da zorlu senaryosu, ya bu rüzgâr durumuna rağmen, seçecek çok yakın bir alternatif demir yeri yoksa? Belki böyle bir durumda, bir 20-30 ilave mil giderek, gündoğusuna kapalı başka bir demir yerine gitmek gerekebilir. Buna ve daha başka pek çok şeye karar verebilmek için öncelik elbette hava durumunda. Demir yerinde tahminen ETA) ne kadar süre sora olacağız ve biz oraya vardığımızda hava, tahminen nasıl olacak? Bunu çalışmak, demirde huzurlu zaman geçirmek için büyük önem taşıyor.

 

HARİTADAN KONTROL

Bu madde, kuşkusuz hava durumu kadar ve hatta ondan bile önemli. Zira hava limanlık bile olsa, çalışılmamış bir demir yerinde bizi bekleyen bin kayalık, bir topuk vs. olabilir. İşte bekliyor mu beklemiyor mu, bunu anlamanın tek yolu haritadan çalışmak. Ayrıca dip yapısı da önemli elbette. Tip kayalık mı, eriştelik mi, kum mu?.. Demir atmadan önce bunları bilmek, güvenliğimizi çok yakından ilgilendiriyor kuşkusuz. Zira ona göre zincir döşeyecek ve hatta kimi titiz denizcilere göre, birden fazla demir atarak belki farklı tipte bir çapayı da kullanacağız. Huzurlu bir demir hayatı için bunlar küçümsenecek şeyler olabilir mi?

AKINTI VAR MI?

            Yine haritadan ve rehber kitaplardan çalışabileceğimiz bir unsur bu. Ayrıca, gelgitin olduğu, okyanus kıyılarında bir yerdeysek çok ama çok daha önemli. Öyle bir durumda gelgit cetvelleri de devreye girecek ve bize en doğru, yükseksu-alçaksu bilgilerini vereceklerdir. Tabii demirleyeceğimiz yerde teknemizin altında ne kadar su kalacağı veya şartların hangi saatlerde hangi minimum-maksimuma ulaşacağı büyük önem taşıyor. Ama Türkiye sularında hayati önemi haiz bir gelgit olmadığından, bölgedeki akıntıları, koydaki civarna gibi olasılıkları rehber kitaplardan öğrenmek mümkün.

ÇAPA-ZİNCİR HAZIRLIĞI

            Demir atmak için gerekli donanımımızın hazır olup olmadığını, tam da demir atmadan hemen önce kontrol etmek iyi bir denizcilik örneği oluşturmaz elbette. Denizci, her an demir atabileceğini bilir ve sık sık zincirini, rahat akıp akmayacağını, onun en ucunun tekneye sıkıca bağlı olduğunu, o en son baklayı kilitle birlikte tutan hırca mapasını ve elbette çapasını kontrol eder. Zincirin belirli aralıklarla bakımı, galvanizlenmesi ayrı bir konu olmakla birlikte tüm donanımın hazır ve nazır olması gerekir. Zincirin belirli uzunluklar için farklı renklerle işaretlenmiş olmasının bizlere kolaylık sağladığını zaten biliyoruz. Kuşkusuz, demir donanımının en önemli unsurlarından biri vinçtir. Vincimiz çalışır durumda mı, çapamız ve zincirimiz için yeterli büyüklük ve güçte mi? Kumanda ve düğmeleri sağlam ve işlevsel mi? Tam demir atılacağı sırada kumanda cihazının bozuk çıkması hiç hoş olmasa gerek.

KEŞİF TURU İYİDİR

            Koya girdiğimiz zaman doğrudan gözümüze kestirdiğimiz noktaya mı gitmek daha iyidir, yoksa koyda, tabii şartlar ve alan izin verdiği ölçüde, küçük bir keşif turu atmak mı? İkincisini tercih etmek akıllıca olacaktır. Koya/demir yerine çok yavaş gireriz ki demirde dinlenen, belki uyuyan, belki cam bardaklarla sofra kurmuş olan diğer denizcilere rahatsızlık vermeyelim. Önceden çalıştığımız ve o an da elimizde olan haritada gördüğümüz her şeyi gözümüzle de onaylamak, neyin neresi olduğunu tam olarak kafamızda oturtmak önem taşır. Ayrıca, bizden önce oraya gelip demirlemiş teknelerin nasıl demir attıklarını, nasıl kaloma verdiklerini, kaç demir attıklarını, hangi yönlerin tercih edildiğini gözlemlemek açısından da bu küçük tur çok işe yarar. 

SALINIM DAİRESİNE DİKKAT

Malum, demirlediğimizde tekne, rüzgârın ve varsa akıntının durumuna göre, dibe saplanmış çapamızı merkez alan bir çember çizebilir. Buna salınım çemberi deriz. İşte çapamızı bırakacağımız yani funda demir edeceğimiz noktayı, bu çemberi dikkate alarak seçmeli, biraz önceki keşif turumuzda kafamıza nakşettiğimiz harita ve onun üzerine bindirdiğimiz gerçeğin görüntüsünü dikkate almalıyız. Teknemizin, salınırken herhangi bir sığlığa, kayaya, topuğa vs. temas etmemesi önceliğimizdir.

SAKİN SAKİN

Çapa, zincir ne varsa bir kerede bütünüyle denize bırakılmaz. Sakin olmak ve düzgün çalışmak önemlidir. Böylece zincir çapanın üstüne, sonra da zincir zincir üstüne birikip yalancı bir güvenlik sağlamaz. Böyle üst üste binen donanım, sakin havada tekneyi yerinde tutabilse de, hava biraz esmeye başladığında büyük sorunlara ol açar. Bu nedenle, yavaşça çapayı dibe indirmek, dibe temas ettiğini hissetmek ve hatta mümkünse görmek yararlı olacaktır. Ardından, küçük bir tornistan katkısıyla (veya motorsuz manevra yapılıyorsa uygun faça yelken tekniğiyle) zincir döşüyor, gereken kaloma ve artı eğer mümkünse, yer varsa bir de emniyet kaloması vererek demirlemeyi tamamlıyoruz.

TORNİSTANLA SAĞLAMA ALMAK

Demir atılıp zincir gereken güvenli uzunlukta döşendikten sonra, biraz tornistana yüklenerek çapanın iyice saplanması sağlanıyoruz. Eğer tekne geriye doğru gitmeye devam ediyorsa, hiç üstelemiyoruz ve hemen her şeyi toplayıp prosedüre baştan başlıyoruz. Tutmayan çapa ne işe yarar ki?

KERTERİZLE KONTROL

Demirimizin sağlam tutunduğunu anladıktan sonra karadaki sabit iki noktadan kerteriz alıyoruz. Eğer bir süre içinde, hatta tornistan zorlama tekniğini de kullanarak bu kerterizlerin değişmediğini görüyorsak, artık huzurla demirde yatabiliriz demektir. Kerterizler değişiyorsa mı? Haydi her şey baştan tabii!

DEMİR ŞAMANDIRASI ÖNERİLİR

            Demirimizin yerini herkes bilmez. Hatta bizden başka kimse bilmez ama sadece iyi denizciler onu tahmin eder. Bulunduğumuz yere acemilerin gelebileceğini de hesaba katarak, kimsenin demirimizin ve zincirimizin üzerine başka bir zincir döşemesini istemediğimizden, çapamıza bağlı bir şamandıra bulundurmanın, bunu da demir atmadan önce hazırlamanın faydalarını hatırlatalım. (Konunun detayları için Yelkenli Yatta Kendine Yetebilmek, Tayfun Timoçin, 2. Baskı, Ocak 2017, s. 173)

KAÇIŞ PLANI

            Hayatta hiç beklemediğimiz anlarda hiç beklemediğimiz şeyler başımıza gelebiliyor. En güvenli bildiğimiz yerlerde bile bir anda “koyu boşaltmak” zorunda kalabiliyoruz. Örneğin bir gece, gecenin orta yerinde, ani bastıran bir tuhaf hava karşısında apar topar demir alıp yerimizden uzaklaşmak, başka bir koya/demir yerine gitmek zorunda kalabiliriz. Bu nedenle, demir attıktan hemen sonra böyle bir durumda kalınması halinde nasıl demir alınıp, hangi pusula açısıyla koydan çıkılacağına ve ardından nereye gidip güvenlik aranacağına dair plan yapmak ve hatta bunu yazılı olarak bir yere kaydetmek harika bir denizcilik örneği olabilir. Yazılı olması daha iyidir çünkü gecenin orta yerinde uykusundan kaldırılmış bir insanın, neleri doğru hatırlayacağı, neleri hatırlamayacağı, nasıl halüsinasyonlar göreceği, kendisini bu koyda değil de bambaşka bir yerdeymiş gibi gerçeklikle rüyayı birbirine karıştırabileceği, tam anlamıyla muammadır. Hele yatmadan önce biraz da alkol alındıysa, yazılı bir küçük parça not, hayat kurtarıcı bile olabilir.

IŞIKLANDIRMA

            Gece yaklaşırken demir feneri mutlaka göstermemiz gereken bir şey. Ama bu konudaki detayları başka bir yazıda ele alacağız. Şimdilik sadece ister direk tepesinde, ister baş tarafta, her yönden görülebilir beyaz bir demir fenerini mutlaka göstermemiz gerektiğini belirtelim ve rica edelim: Lütfen demir fenerimiz yanıp söner olmasın! Kimsenin gece huzurunu, yıldız izleme keyfini elinden almaya hakkımız yok.

(Hazırlayan: Tayfun Timoçin)

Ex Volkan
Author: Ex Volkan