TEKNEYE GİDERKEN YANIMIZDA OLMASI GEREKENLER

TEKNEYE GİDERKEN YANIMIZDA

OLMASI GEREKENLER

Denizdeki hareketlilik artıyor elbette zira sokağa çıkma yasakları da belirli bir düzeye geriledi. Yasakların tamamen sona ereceği, hepimizin kendi sorumluluklarımızla yaşayabileceğimiz, herhangi bir kısıtlamaya gerek duyulmayan uygar zamanların tez gelmesi umuduyla, tüm denizciler de soluğu birer birer teknelerinde almaya başladı. Ve tabii misafirler de…

İster tekne sahibi olalım, ister tekne kiralayalım, isterse de misafir olarak bir tekneye gidiyor olalım, bazen çok önemli olabilecek ama önemli olduğunu hissedene kadar aklımıza bile gelmeyecek malzemeleri olabildiğince bir araya getirip hatırlamakta yarar var. Çünkü bir şey lazım olduğu anda ulaşılabilir değilse, onun fiyatının ne olduğunun, nereden alındığının, ne marka olduğunun vs. hiçbir önemi kalmıyor. Neyin ne zaman gerekebileceğini tam olarak bilemeyeceğimiz için de, yaşanmışlıkların verdiği derslerle hazırlanmış böylesi listelerden yararlanmak en iyisi elbette.

BIÇAK/ÇAKI: Teknede belimizde kılıfıyla veya çok kolay ulaşılabilecek bir yerde keskin bir bıçağın bulunması çok ama çok önemlidir. Üzerinde epey yükle bacağımıza dolanmış bir halattan anlık olarak kurtulmanın tek yoludur bıçak. Böyle bir istenmeyen hadise, teknenin baş tarafındanken de başımıza gelebileceği için, havuzlukta bulunan bir bıçaktan ziyade, belimize takılı olanı her zaman tercih edilmelidir. Teknede bulunan herkesin belinde bıçakla dolaşması beklenemez ama en az bir kişinin, gerektiği anda fırlayıp baş taraftaki kişiye yardım edebilecek şekilde bıçakla donanmış olması hayati önem taşıyabilir. Mutlaka birileri şunu söyleyecektir: “Ben otuz yıldır teknemle dolaşıyorum, bir kere bile böyle bir durum yaşamadım. Abartıyorlar!” Bunu söyleyen şanslı kişi haklı olabilir ama hatırlamakta yarar var: Bazı olaylar zaten bir kere olur!

CAN YELEĞİ: Herkesin can yeleği olmayabilir. Ama olsa çok iyi olur. Her teknede, teknede bulunan herkes için bir can yeleği bulunması yasal zorunluluktur. Eğer misafirsek, gideceğimiz teknenin sahibine sormalıyız: “Bizim için de can yeleği var mı?” Yoksa, kendimiz satın alabiliriz ve kişiye özel, her gittiğimiz yere götürebileceğimiz can yeleğimiz olur. Unutmayalım: Can yeleği hayat kurtarır. Tabii sadece üzerimizde bulunduğu zaman.

ŞAPKA VE BERE: Seyirde güneş, karadakinden daha çok etkiler. Sudan gelen yansımalar, teknenin çoğunlukla beyaz olan gövde ve yelkenleri de birer yansıtıcı gibi çalışırlar. Bu nedenle iyi gölge veren, tercihen siperlikli şapkalar çok işe yarar. Eğer geceleri de seyirde olacaksak, ancak gece seyri yapanların bildiği bir şeydir ki, denizde serinlik, yazın ortasında bile bazen ısırır derecede rahatsız eder. Bu nedenle uygun bir bere, bizi gecenin soğuğundan, ayazından koruyacaktır.

KORUYUCU GİYSİ: Teknede mutlaka bulunması ve kişiye özel olması gereken malzeme/eşyalardan biri kuşkusuz, sert havalarda denizcilerin en büyük dostu olan özel alt ve üst takım giysiler. İster tulum, ister diğer formlarda olsun, mutlaka bulunmalı. Tabii bulunduğumuz iklime göre giysi seçmek önemli. Kuzey Buz Denizi’nde, kutuplara yakın yerlerde kullanmak üzere yapılmış koruyucu giysileri alıp Akdeniz’de dolaşmak hem uygun olmayacaktır hem de görgü kurallarını zorlayacaktır.

AYAKKABI: Tekne sahiplerinin misafirlerine de söylemesi gerekir ki, altı özellikle iz bırakmayan, tercihen beyaz malzemeden üretilmiş düz ve kaymaz tabanlı, topuksuz, nefes alabilen rahat ayakkabılar hem gereklidir hem de çok işe yararlar. Çıplak ayakla dolaşan çok denizcinin bilhassa serçe parmağının başına olmadık şeyler gelmiştir. Güverteler, havuzluklar ayaklar için tuzak denebilecek şeylerle doludur. En azından teknenin topografyasına alışık olmayan ayaklar için tuzaklar çok daha fazladır. Bu nedenle ayakların korunması, dengenin rahat korunması, ıslak zeminde kayılmaması için uygun bir ayakkabı şarttır. Tabii mevsim kışsa, tekneciler için üretilmiş iyi bir bot veya miflonlu güzel bir çizme çok iş görür.

ÇORAP: Çok sayıda, bol pamuklu, ter emen çoraplar bulundurmak akıllıca olur. Sentetikler tercih edilmez çünkü hareket halindeki denizcinin terleyen ayaklarının bakterilerle içli dışlı olmasına hizmet edebilirler.  Hele arada bir de ayakların ıslandığı varsayılacak olursa, sentetikler daha da kötü bir seçenek haline gelir. Bu nedenle pamuklu, mevsim kışsa yün alaşımlı çoraplar çok işe yararlar. Artık termal teknolojiyle üretilen çok üstün ürünler olduğunu da ekleyelim.

YELKEN ELDİVENİ: Aralıksız yelken yapan biri değilseniz, elleriniz halatlarla birkaç dakikalık mesainin ardından zarar görmeye başlar. Kısa süre sora su toplamaya başlar, ardından su kesecikleri patlar ve canınız yanmaya başlar. Hele bir de akşam yemeğinde salataya limon sıkmak görevi size verilmişse, acınız katlanır. Eli artık köseleye dönmüş ya da elinin bir an önce köseleye dönmesini isteyen yelkenciler dışında herkesin eldiven kullanması önerilir.

DENİZ TUTMASINA KARŞI ÖNLEM: Bizi deniz tutuyor mu tutmuyor mu? Bunu bilmek gerekir. En küçük bir şüphemiz varsa, mutlaka önleyici ilaç veya zencefilli gazoz vs. bulundurmakta yarar var. Deniz tutması, acemilerin veya denize uzak insanların başına gelmez sadece. Yılların usta denizcilerinde de sıklıkla görülür ama onlar kimseye söylemezler. Çünkü insan bedeni, deniz üzerinde yaşamaya uyum sağlamak için süreye ihtiyaç duyar. Bu sırada da orta kulaktaki denge sağlayıcı mekanizmamız, bize oyunlar oynayarak midemizi bulandırabilir. Bu nedenle, böyle bir huyumuz varsa, seyre çıkmadan yarım saat önce bulantı önleyici hap içmekte yarar var. Tabii, belirli rahatsızlıklarımız, alerjilerimiz vs. varsa mutlaka doktorumuza danışmak kaydıyla…

IŞIK KAYNAĞI: Kişinin kendi el fenerinin bulunması çok yararlıdır. Diyelim size verilmiş bir kamara var, gecenin bir vakti tuvalete kalkmanız gerekti fakat salonda da uyuyanlar var, onları rahatsız etmemek için ışıkları da açamıyorsunuz. Bir el feneri öyle iş görür ki… Tabii sadece gece tuvalete kalkmaktan söz etmek doğru değil, pek çok farklı anda gereksinim duyulabilir bir el fenerine. Siz tekneye giderken bir veya iki tane alın, yedek piliniz de olsun, karanlıkta kalmayın.

(Derleyen: Tayfun Timoçin)

Ex Volkan
Author: Ex Volkan