ARMAYI KIŞA HAZIRLAMAK

ARMAYI KIŞA HAZIRLAMAK

Teknenin pek çok yerini kışa hazır hale getiriyoruz da acaba armamızı da bu hazırlığa dahil ediyor muyuz?

Malum, önümüz kış. Her ne kadar mevsimlerin “normal” gidişatlarında bazı tökezlemelere yol açmış olsak da, kış yine kışlığını yapıyor olacak. Hatta, hiç beklemediğimiz anda küresel aşırılıklardan biri olan fazla soğuma ya da buzlanma ile karşılaşmamız bile mümkün. Elbette bu söylediklerimiz, mutedil kabul edilen güzel ülkemizin iklimi için “beklenmedik” şeyler ama en azından 2020’nin bizim için getirdiklerini de tahmin etmemiştik, hazırladıklarını tahmin etmemiz de zor. Bu nedenle, atasözünün hakkını verip gerekli hazırlıkları yapmak gerekli: Sen önünü kış tut, yaz çıkarsa bahtına…

UNUTULAN UNSURLARDAN BİRİ

Efendim, kış hazırlıklarını burada tekrarlayacak değiliz. Antifrizler, nem alıcılar vs. zaten uzun zamandır listeler halinde ülkemizde yayımlanıp duruyor, poster veya benzeri formatlarda marinalarda dağıtılıyor. Tekne sahipleri, kışa girerken minderlerini, döşemelerini, dolaplarını, ambarlarını, yakıt ve su tanklarını, atık su tesisatını vs. her şeyi elden geçirebiliyorlar da çoğunlukla arma gözden ve dikkatten kaçabiliyor. İşte bizim bu yazıda üzerinde durmak istediğimiz, istisnaların varlığını kabul etmekle birlikte genellikle unutulan armanın kışa hazırlanması. Gelin kısaca armanın kışa hazırlığına bakalım.

YELKENLERİ İNDİRİP SAKLAYIN

            Tuzun, nemin vs.nin etkisi bir yana, yıl boyunca indirilmeyen yelkenlerin, tekne sahibinin bu işten anlamadığı izlenimi verdiğini unutmamak gerek. 12 ay boyunca indirilmemiş yelken, üzgünüz ama tekne sahibi hakkında olumsuz bir yargıya sebep olur. “Hiç mi temizlenmez, yıkanmaz, elden geçirilmez bir yelken?” diye düşünebilir işi bilenler. Ama tabii biz yelkenlerimizi “El alem ne der?” diye değil, gerçekten gerektiği için indireceğiz. Hem işe yaramasa bile pratik etmiş oluruz. İndirilmiş, temizlenip kurutulmuş, çantasına/kılıfına konmuş ve garaj gibi, evin/ofisin uygun bir yeri gibi kuru bir yerde sezona hazır bekletilmiş bir yelkenin ömrünün uzayacağını da söylemeye gerek yok.

MANDARLARI KALDIRIN

            Direkte mandar bırakmamak en iyisi. Çünkü kışın soğuğu, nemi, neme hapsolan tuzu, soğuyarak donma ihtimali bulunan halat içindeki nem vs. derken mandar halatlarımızın yıpranması çok kolay. Bu nedenle onları çıkartmak en iyisi olacaktır. Bunun için birer kılavuz halat, ince ya da kullanımı kolay başka bir halat/ip kullanmak, mandara tutturmak, yavaşça mandarı indirmek ve yerinde kılavuz halatı döşemek yeterli olacaktır. Sadece makaradan kolaylıkla çıkmayacak kadar ince olmaması yeterli bu kılavuzun. Tabii kılavuzu döşedikten sonra, geçici halatımızın makaradan atlamasına/kaçmasına engel olmak için, çok fazla olmayan ama belirli dozdaki bir gerilimin olmasını da unutmamak gerekir. Bir de küçük ilave: Kılavuz halat veya mandar, hangisini bıraktıysak armada, rüzgârda direğe vurup ses çıkartmaması, komşularımızı rahatsız etmemesi için lastikli bir el yapımı sistemle, başka bir yere, çarmıhlara örneğin gerdirerek bırakmak son derece yararlı olacaktır.

TELLERİ BİR TIK GEVŞETİN

            Direği ayakta tutan çarmıh ve ıstralyalar, sezonda bize en iyi performansı sunabilmek için trimlidirler. Kışa girerken, uzunca bir süre kullanılmayacaklarsa, ne o trime gereksinimimiz vardır ne de tellerdeki fazla gerilime. Bu nedenle mandarların yerine kılavuz halatlarımızı döşedikten sonra liftinlerimizi bir parça gevşetmek akıllıca olur. Tabii bu esnada yıpranmış kopilya ve pinlerimiz varsa bunları -eğer mümkünse- yenileyerek bırakmak da akıllıca olur. Ancak dikkat edilmesi gereken, hiçbir şeyin “laçka” olmamasıdır. Belirli bir gerilimin kalması, direğin sağlıklı bir şekilde bizi yeni sezonda beklemesini sağlar. Böylelikle sezona girerken armamızı istediğimiz gibi trim edebiliriz. Bu arada laf aramızda, sıklıkla unutulan bu işlem, kış boyu direk ve tellerin fazla zorlanması ve sezonda sert bir havada problem yaşanmasının ardından bile pek az kimsenin aklına gelir.

VİNÇLERİ ELDEN GEÇİRİN

            Her ne kadar vinçlerin zaten yıllık bakıma tabi tutulmaları gerekse de, bu da ihmal edilenler listemizde yer alabiliyor. Kışa girmeden önce bu bakımı yapmakta yarar var. Vinçlerin zorlanmadan, akarcasına hareket ediyor olması tercih edilen bir şey. Elbette her zaman böyle olması istenir. Ama malum, kış aylarında neredeyse “hiç” hareket etmeyecek olan vinçlerin içinde olabilecek tuz, oksidasyon vs. gibi istenmeyen unsurlar, kıştan çıkarken daha fazla zorlanmalarına, hatta zarar görmelerine kadar varabilir. Bu nedenle şöyle bir bakım yapmanın veya yaptırmanın zararı yoktur, faydası çoktur.

Bütün bunları yaparken, eğer nasıl yapılacağını bilmiyorsak, yakınımızdaki bir bilene sormanın hiçbir sakıncası olmadığını, asıl büyük zararların çok biliyormuş gibi yapmaktan kaynaklandığını da küçük bir not olarak iletelim.

Derleyen: Tayfun TİMOÇİN

Ex Volkan
Author: Ex Volkan